kibrista 20 bin ogrenci kayip fuhus ve insan ticareti suphesi 9LEt6nYD

Kıbrıs’ta 20 bin öğrenci kayıp: Fuhuş ve insan ticareti şüphesi

Fuhuş ve yasadışı para aklama ile ilgili sıkıntılarla gündeme gelen KKTC’de üniversitelere kayıtlı olan 107 bin öğrencinin yalnızca 83 bininin aktif öğrencilik yaptığı görüldü. Geriye kalan 20 bin öğrenciden haber alınamadığı belirtildi. Mülteci …

Güney Kıbrıs’ta fuhuş ve yasadışı para aklama sorunlarıyla gündeme gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, üniversitelere kayıtlı olan 107 bin öğrenciden sadece 83 bininin aktif öğrenci olduğu ortaya çıktı.

Geride kalan 20 bin öğrencinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor. Mülteci Hakları Derneği’nin İnsan Ticaretiyle Mücadele Projesi Koordinatörü Damla Kodan, konuyla ilgili olarak kayıp öğrencilerin büyük bir kısmının insan ticareti mağduru haline geldiğini vurguladı.

KKTC Üniversitelerinde 20 Bin Öğrenciden Haber Alınamıyor!

Türkiye’den de öğrencilerin tercih ettiği KKTC’de, üniversitelere kayıtlı 107 bin öğrenciden yalnızca 83 bininin aktif olması dikkat çekici bir durum.

Diğer öğrencilerin yerinin bilinmemesi ise çeşitli soru işaretleri oluşturuyor.

Bugün Kıbrıs Gazetesi’nde Emine Yüksel’e röportaj veren İnsan Ticaretiyle Mücadele Projesi Koordinatörü Damla Kodan, “Kadın öğrenciler fuhuş ve zorla çalıştırmaya maruz kalıyor; yumurta bağışı ve taşıyıcı annelik endüstrisi haline gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.

“Üniversiteler ajanslara öğrenci başına komisyon ödeyerek gençleri buraya getiriyor. Ancak bu öğrencilerin bir kısmı fuhuş ve zorla çalıştırmaya maruz kalabiliyor” diyen Kodan, özellikle siyah öğrencilerin hedef tahtasında olduğunu belirtti ve şunları ekledi:

  • “Sokakta ve kampüslerde ıslıklar, teklifler ve tacizlerle karşılaşan kadın öğrenciler artık güvende hissetmiyor, özgürce giyinemiyor ve yürürken tedirginlik yaşıyorlar”

Ayrıca, kadın bedeninin istismar edilmesine neden olan yumurta bağışı ve taşıyıcı annelik endüstrisinin ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.

“Yasal Düzenlemeler Yetersiz Kalıyor”

2020 yılında Ceza Yasası’na yapılan eklemelere rağmen, son beş yılda yalnızca bir insan ticareti davasında mahkumiyet kararı çıktı. Kodan, devletin denetim ve ceza eksikliğini eleştirerek şunları belirtti:

  • “Mağdurlar için güvenli sığınak bulunmuyor, hukuki ve psikolojik destek genellikle sivil toplum kuruluşları tarafından sağlanıyor. Devlet gereken adımları atmıyor.”

“İnsan Ticareti En Büyük Suç Pazarı Haline Geldi”

Geçtiğimiz Mart ayında CTP Milletvekili Doğuş Derya, Meclis’te yaptığı konuşmada, “Öğrenci kılığına girip özel dairelerde seks köleliği devam ettiriliyor. Yani devlet kaydı dışında fuhuş ve seks köleliği devam ediyor” ifadelerini kullanarak gece kulüplerinin ve üniversitelerin insan ticareti merkezi haline geldiğine dikkat çekti.

Doğuş Derya gibi Damla Kodan da soruna dikkat çekti ve insan ticaretinin sadece gece kulüplerinde değil; ev işlerinden tarım işçiliğine, mevsimlik işçilikten taşıyıcı annelik ve yumurta bağışına kadar pek çok alanda yaygın olduğunu vurguladı.

“Çözüm İçin Toplumlar Arası İşbirliği Şart”

Kodan, insan ticaretinin organize bir suç olduğunu belirterek, organize bir mücadele gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

  • “Ada’nın bir tarafında yaşananlar diğer tarafı etkiliyor, bu nedenle toplumlar arası işbirliği şart.”

Mülteci Hakları Derneği’nin yürüttüğü projelerin uluslararası arenada görünürlük sağladığına ve güneydeki örgütlerle dayanışmanın önemli olduğuna değindi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir