Bilal Erdoğan, Lyon’da “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” Etkinliğinde Önemli Mesajlar Verdi

Fransa’nın Lyon kentinde, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından düzenlenen “Anadolu’dan Avrupa’ya Ortak Miras Buluşmaları” etkinliği gerçekleştirildi. 20 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilen bu önemli buluşmaya, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus, Türkiye’nin Lyon Başkonsolosu Elif Çelebican, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, eski futbolcu ve AK Parti MKYK üyesi Mesut Özil, UID Genel Başkanı Kenan Aslan, UID Lyon Bölge Başkanı Veli Doğansoy ve birçok davetli katıldı.

Etkinlikte ilk olarak söz alan Türkiye’nin Lyon Başkonsolosu Elif Çelebican, Fransa’da birçok belediyede görev yapan Türklerin varlığını vurgulayarak, “Bu tablo hepimiz için bir gurur kaynağıdır.” dedi. 60 yılı aşkın süredir devam eden Türk göç hikayesinin önemine değinen Çelebican, Türk toplumunun diline, kültürüne ve dini değerlerine sahip çıkmasının kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ise, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan uluslararası sistemin işleyişindeki sorunlara dikkat çekerek, “Bu sistem, artık yaraları sarmaktan uzak bir duruma gelmiştir.” şeklinde konuştu. Erdoğan, günümüzde yaşanan savaşlar ve insanlık dramlarına işaret ederek, dünyadaki uluslararası mekanizmaların etkisizliğine vurgu yaptı.

Batı’nın Türkiye’ye yönelik bazı eleştirilerine de değinen Erdoğan, bu durumun esasen Türkiye’nin ulusal çıkarlarını savunmasıyla ilgili olduğunu ifade etti. Batı’nın, Türkiye’yi bir partner olarak görmek yerine yalnızca farklılıkları üzerinden bir kenara itme eğiliminde olduğunu sözlerine ekledi.

Erdoğan, Avrupa’daki Müslüman nüfusun barış içinde yaşamak istediğini ve kendi kültürlerini yaşatmak amacıyla orada bulunduklarını söyledi. Türklerin, yaşadıkları ülkelerin sosyal ve ekonomik yaşamına katkıda bulunma arzusunu dile getirirken, insan hakları konusundaki çifte standartlara karşı duruş sergilemenin önemine vurgu yaptı.

Erdoğan, adalet ve hakkaniyetin sağlandığı bir dünya hayaliyle, Türkiye’nin uluslararası platformlardaki mücadelesinin bu doğrultuda olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yalnızca beş ülkenin kararlarıyla yönetilmesinin yetersiz olduğunu savunan Erdoğan, daha adil ve dengeli bir BM yapısını desteklediklerini ifade etti.

Son olarak, Türkiye’nin Avrupa’nın köklü bir parçası olduğuna dikkat çekerek, “Bizler Avrupa’nın 500-600 yıllık bir aktörüyüz ve bunu kimse inkar edemez.” dedi. Bu sözleriyle, Türk kimliğinin ve tarihinin Avrupa’daki önemini bir kez daha vurgulamış oldu.

Author: Elif Doğan