İBB Davasında İtirafçılık İddiası: Eşimin Tutuklanmasıyla Tehdit Edildim

İBB Davasında İtirafçılık İddiası: Eşimin Tutuklanmasıyla Tehdit Edildim

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 42. gününde, tutuklu sanık Vedat Şahin’in itirafçılık baskısı altında kaldığını ve eşinin tutuklanacağı gerekçesiyle tehdit edildiğini açıklaması duruşmaya damga vurdu. Şahin, etkin pişmanlık ifadesini geri çektiğini belirtti. Bu durum, iktidarın yargı üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, CHP Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, adliye önünde yaptığı açıklamada, “Bu davada asrın hukuksuzluğu yaşanıyor” ifadelerini kullandı ve halkın bu durumu kabul etmeyeceğini vurguladı.

İmamoğlu, İBB davasının 42. gününde gerçekleştirdiği konuşmada, halkın tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacağını belirtti. Bayram mesajı verirken, “Bayramınız mübarek olsun. Herkes için güzel günler yakında gelecek” dedi. İmamoğlu, “Bu tarihsel dönemde mücadele eden masum arkadaşlarıma ve tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Devletin en üst kademesindeki zihniyetin özür dilemeyi alışkanlık haline getirdiğini görüyoruz. Ama unutmayalım ki, millet affetmeyecek” dedi.

Duruşmanın devamında, 42 gündür süren davada Vedat Şahin, etkin pişmanlık ifadesini geri alarak savunmasını yaptı. Şahin, 2008 yılında devraldığı şirkette yalnızca 3 alt ihale aldığını belirtti ve “Kamuyu nasıl zarara uğrattım?” diye sordu. Ayrıca, AKP’li belediyelerle de iş yaptığını ifade etti. 2020’nin sonlarına doğru, Kültür A.Ş.’den ihaleye teklif verdiklerini ancak fiyatın yüksek bulunması nedeniyle ihaleyi alamadıklarını belirtti.

Şahin, kendisine yöneltilen itirafçılık teklifini şöyle açıkladı: “Ziyaret eden kişiler, ‘Şöyle demezsen çıkamazsın’ dediler. Eşimin tutuklanacağını söyleyen avukatlar geliyordu.” İddianamede adı geçen Murat Ongun ile sadece selamlaştığını ifade eden Şahin, “14 aydır tutukluyum ve itirafçıların zorlaması dışında elimde herhangi bir delil yok” dedi. Ailesinin mağdur olduğunu dile getiren Vedat Şahin, sürecin tamamen adalet çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Author: Elif Doğan